A1 Capital analizine göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı ikinci Enflasyon Raporu, "beklenenden daha şahin ve riskleri kabul eden" bir metin olarak değerlendirildi.

Dezenflasyon Süreci ve Riskler

Raporda, dezenflasyon sürecinin devam ettiği belirtilirken, küresel jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve gıda fiyatlarındaki artan baskıların bu süreci daha kırılgan hale getirdiği vurgulandı.

TCMB’nin Enflasyon Tahminlerinde Güncelleme

TCMB’nin yıl sonu enflasyon tahminleri, 2026 için %26, 2027 için %15 ve 2028 için %9 olarak açıklandı. A1 Capital’e göre, bu revizyonlar enflasyonla mücadelenin beklenenden daha zorlu olduğunu gösteriyor.

Enerji ve Gıda Enflasyonunda Önemli Revizyonlar

Raporda, enerji fiyatlarında dikkat çekici değişikliklere yer verildi. Brent petrol fiyat tahmini 2026 için 60,9 dolardan 89,4 dolara yükseltildi ve enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek kalabileceği bildirildi. Gıda enflasyonu beklentileri de yukarı yönlü revize edildi.

İç Talepte Yavaşlama ve Ekonomik Soğuma İşaretleri

A1 Capital değerlendirmesinde, TCMB’nin iç talepteki yavaşlama sinyallerine dikkat çektiği, kredi büyümesi, kart harcamaları ve sanayi üretimindeki yavaşlamanın ekonomik aktivitede soğuma işaret ettiğine yer verildi.

Türk Lirası ve Para Politikası Kararlılığı

Rapor, Türk lirasına olan talebin güçlü kaldığını ve dolarizasyon baskısının sınırlı olduğuna işaret ediyor. TCMB’nin fiyat istikrarı sağlanana dek sıkı para politikası duruşunu sürdüreceği mesajı tekrarlandı.

Enflasyon Kaynaklarının Genişlemesi ve Merkez Bankası’nın Tutumu

A1 Capital analizine göre, TCMB artık enflasyonun sadece talep kaynaklı olmadığını; enerji, gıda ve jeopolitik riskler gibi arz yönlü faktörlerden de beslendiğini açık şekilde kabul ediyor. Kurum, Merkez Bankası’nın büyümede yavaşlama riski göze almasına rağmen enflasyonu kontrol altına almada kararlı olduğunu belirtti.