Gedik Yatırım, küresel piyasalarda haftaya güçlü bir riskten kaçış havasıyla başlandığını belirtti. Açıklamada, Donald Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı’na abluka kararı alması ve ABD-İran hattındaki gerilimin artmasının, jeopolitik tansiyonu yeniden en üst seviyelere çıkardığı ifade edildi.

Kuruma göre, artan belirsizlik varlık fiyatlarında çapraz volatilitenin yükselmesine yol açarken, enerji arzına ilişkin endişeler hızla fiyatlara yansıdı. Brent petrolün yüzde 7'den fazla artarak 102 dolar seviyesine çıktığı belirtilirken, bu yükselişin enflasyon beklentilerini artırdığı ve hem hisse senetleri hem de tahvil piyasaları üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı.

Açıklamada, S&P 500 vadeli kontratlarında düşüş yaşandığı, Asya piyasalarında satışların derinleştiği ve Avrupa piyasalarının negatif açılış yapmasının beklendiği dile getirildi. Aynı zamanda doların G10 para birimleri karşısında güç kazandığı, tahvil faizlerinin yükseldiği ve yatırımcıların güvenli liman arayışına yöneldiği belirtildi.

Gedik Yatırım’ın değerlendirmesinde, "Enerji fiyatlarındaki sert yükselişin küresel büyüme ile enflasyon dengesini bozma ihtimali bulunduğu"na dikkat çekildi. Artan petrol fiyatlarının maliyetleri artırarak merkez bankalarının faiz indirim beklentilerini öteleme riskini doğurduğu ifade edildi.

Japonya’da 10 yıllık tahvil faizlerinin 1997’den bu yana en yüksek seviyeye çıkmasının küresel faiz fiyatlamalarını yeniden şekillendirdiği bildirildi. Buna karşın altın fiyatlarında sınırlı bir geri çekilme olduğu, yükselen faizlerin faizsiz varlıklar üzerinde baskı yarattığı vurgulandı. Kripto varlıklarda da temkinli bir geri çekilmenin öne çıktığı kaydedildi.

Jeopolitik cephede ise belirsizliğin halen yüksek seyrettiği vurgulandı. ABD’nin İran limanlarıyla bağlantılı deniz trafiğine müdahale planı ve İran’ın karşılık verme açıklamalarının, arz şoku riskini canlı tuttuğu belirtildi. Günlük haberlerdeki çelişkili açıklamaların fiyatlamalarda ani yön değişikliklerine neden olduğu ifade edildi.

Ancak piyasalardaki geri çekilmenin sınırlı kalması, yatırımcıların bu gelişmeleri "müzakere taktiği" olarak değerlendirdiğini ve henüz en kötü senaryonun tam olarak fiyatlanmadığını gösteriyor.

Gedik Yatırım, kısa vadede artan volatilite ve enerji kaynaklı maliyet baskıları nedeniyle riskli varlıklardaki yükseliş hareketlerinin sınırlı kalmasını beklediklerini açıkladı. Bu dönemde piyasalarda odağın ABD’de başlayacak bilanço sezonuna kaydığı ve şirketlerin bilançolarında enflasyon, talep görünümü ile jeopolitik risklere dair verilecek mesajların kritik olacağı ifade edildi.

Avrupa piyasalarının haftaya sert satış baskısıyla başladığı bildirildi. ABD-İran görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka planlarının küresel enerji krizini yeniden gündeme getirdiği aktarıldı. Bu durumun Euro Stoxx 50 ve Stoxx 600 vadeli işlemlerinde sırasıyla yüzde 1,5 ve yüzde 1,2 düşüşe yol açtığı belirtildi.

Değerlendirmede, enerji fiyatlarındaki yükselişin Avrupa’da büyüme ve enflasyon üzerinde ek baskılar oluşturabileceği ve bu nedenle piyasalarda temkinli bir görünümün sürdüğü kaydedildi. LVMH gibi şirketlerin bilançolarının sektör bazında ayrışma açısından önemli olacağı ifade edildi.

Yurt içinde ise şubat ayında sanayi üretim endeksinin aylık yüzde 2,6, yıllık yüzde 2,2 artış gösterdiği bildirildi. Fitch Ratings’in Türkiye’nin uzun vadeli döviz kredisini "BB-" seviyesinde koruduğu, ancak görünümü "pozitif"ten "durağan"a çektiği aktarıldı.

ABD’de TÜFE verilerinin beklentilerin biraz altında gelmesine rağmen önceki aya göre güçlü artış gösterdiği ifade edildi; çekirdek enflasyonun ise sınırlı yükseldiği belirtildi. Bu verilerin piyasa fiyatlamalarına etkisinin sınırlı kaldığı kaydedildi.

Döviz piyasasında Dolar/TL’nin 44,70 seviyelerinde haftaya hafif yükselişle başladığı, Euro/Dolar paritesinin ise 1,17 seviyesinin altına inerek son altı haftanın zirvesinden uzaklaştığı bildirildi.

Brent petrol fiyatlarının 102 dolar seviyesine yükseldiği, WTI petrolün ise 105 doların üzerine çıkarak sert bir artış gösterdiği belirtildi. Altın fiyatları 4.700 dolar civarına gerileyerek kazançlarını geri verirken, gümüşte de sert düşüşlerin sürdüğü aktarıldı.

ABD vadeli endekslerinde Nasdaq ve Dow Jones’un yüzde 1’den fazla değer kaybettiği; enerji fiyatlarındaki yükseliş ve artan enflasyon beklentilerinin hisse senetleri üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. Avrupa ve Asya piyasalarında da satış baskısının devam ettiği bildirildi.