DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, fındık alım fiyatlarının kısa sürede 340–350 TL bandından 220 TL seviyelerine kadar gerilemesine sert tepki gösterdi. Türkiye’nin dünyanın en büyük fındık üreticisi olmasına rağmen fiyat belirleme gücünü elinde tutamamasını eleştiren Karal, bu durumu "piyasayı düzenlemesi gereken kamunun seyirci kalmasının sonucu" olarak değerlendirdi.
Fiyat Düşüşünün Üreticiye Etkisi
Karal, Türkiye’de yaşanan fiyat düşüşünün Karadeniz’de binlerce üreticiyi doğrudan etkileyerek ekonomik açıdan zor duruma düşürdüğünü ifade etti. Üreticilerin, fiyatların tekrar yükseleceği umuduyla ürünlerini ellerinde tuttuğunu belirten Karal, "Fiyatların bu kadar kısa sürede dip yapması, zaten artan girdi maliyetleri altında ezilen üreticiyi yeniden kaygıya sürüklüyor. Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri her geçen gün artarken, ürün fiyatlarının bu seviyelere inmesi kabul edilemez." dedi.
Fındık Piyasasındaki Dalgalanmanın Nedeni
DEVA Partili Karal, fındık piyasasında yaşanan dalgalanmaların doğal piyasa koşullarıyla açıklanamayacağını vurguladı. Ortada adil ve sağlıklı işlemediği açık bir piyasa durumu bulunduğunu dile getiren Karal, "Fiyatlar belirli dönemlerde baskılanmakta ve üretici çaresiz bırakılmaktadır. Bunun bedelini alın teriyle üretim yapan çiftçi ödüyor." ifadelerini kullandı.
Kamu Otoritesinin Rolü ve Talepler
Karal ayrıca, "Piyasayı düzenlemesi gereken kamu ne yazık ki bugünkü durumda seyirci konumundadır. Fındık üreticisi her yıl aynı döngüye mahkum ediliyor. Yaşanan fiyat dalgalanmaları üreticiyi sistematik bir biçimde zarara uğratıyor. Geçen yıl rekoltenin oldukça düşük olmasına rağmen hükümetin bu duruma duyarsız kalması kabul edilemez. Üretici emeğinin karşılığını alamazken, kazanan hep büyük alıcılar oluyor. Türkiye’nin tarımda geldiği nokta budur: Üreten kaybediyor, spekülatör kazanıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasada etkin ve yönlendirici bir alım politikası yürütmemesi fiyat düşüşlerini daha da hızlandırmaktadır. Bu nedenle kamu otoritesinin güçlü, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir taban fiyat politikasıyla üreticinin yanında durması şarttır." dedi.

