Filistin Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, İsrail işgal makamlarının Salı günü işgal altındaki Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde UNRWA'ya ait merkez binaya baskın düzenlediği bildirildi. Tesislerde yıkım çalışmaları yapıldığı, Ajansın mülklerine el konulduğu ve işgal gücüne ait bayrağın bina üzerine asıldığı belirtildi.
Uluslararası Hukuk ve BM Tesislerinin İhlali
Bakanlık, bu eylemlerin uluslararası hukukun yanı sıra Birleşmiş Milletler tesislerinin dokunulmazlığının açık ihlali olduğunu vurguladı. Saldırının, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi kapsamında işgalci güç İsrail’in kamu mallarını koruma ve insani yardım kuruluşlarının faaliyetlerini engellememe yükümlülüklerine aykırı olduğu ifade edildi. Ayrıca 1946 tarihli Birleşmiş Milletler Ayrıcalıklar ve Dokunulmazlıklar Sözleşmesi’ne de aykırılık teşkil ettiği kaydedildi.
İşgal Yetkilerinin Hukuki Geçerliliği Yok
Açıklamada, işgal makamlarının çıkardığı mevzuat ve kararların, UNRWA’nın hukuki statüsü ile işgal altındaki topraklar, özellikle Doğu Kudüs’teki varlığı ve faaliyetleri açısından hiçbir hukuki geçerliliği olmadığı belirtildi. Doğu Kudüs’ün uluslararası hukuk ve ilgili BM kararları doğrultusunda işgal altındaki toprakların ayrılmaz bir parçası olduğu hatırlatıldı.
UNRWA ve Filistinlilere Yönelik Sistematik Baskı
Bakanlık, UNRWA’ya karşı bu kasıtlı tırmanışın, ajansın rolünü ve Birleşmiş Milletler yetkisini hedef alan sistematik bir sürecin parçası olduğunu belirtti. Bu tutumun, Filistinli mültecilerin uluslararası koruma sistemini ve başta geri dönüş hakkı olmak üzere vazgeçilmez haklarını zayıflatmayı amaçladığı vurgulandı.
İsrail Tam Sorumlu, Acil Müdahale Çağrısı
Filistin Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, saldırının tamamıyla İsrail’in sorumluluğunda olduğunu ifade ederek, BM ve üye devletlere özellikle UNRWA’yı destekleyen ülkelere ihlallerin durdurulması ve ajansın çalışmalarının korunması için acil harekete geçme çağrısında bulundu. Ayrıca, işgalci devletin uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinden sorumlu tutulması ve işgal altındaki Filistin topraklarında BM varlığının korunması için diplomatik ve hukuki girişimlerin devam edeceği bildirildi.

