Türk ceza hukuku pratiğinde, sulh ceza hâkimliği kararlarından tutuklama ve adli kontrol kararlarına; disiplin cezalarından bazı idari yaptırımlara kadar pek çok işlem için “itiraz dilekçesi” hazırlamak gerekiyor. Ancak internetten bulunan hazır dilekçelerin kopyalanması, yanlış merciye başvuru yapılması veya sürelerin kaçırılması, çoğu zaman telafisi güç hak kayıpları doğuruyor.
Ertürk Hukuk Bürosu’nun kurucusu Av. Mesude Ertürk, itiraz dilekçesinin ne olduğunu, nasıl hazırlanması gerektiğini ve hangi süreler içinde başvuru yapılabileceğini anlattı.


İtiraz dilekçesi nedir, her karara karşı itiraz edilebilir mi?

Soru:
Sayın Ertürk, vatandaşlar “itiraz dilekçesi” kavramını çok sık duyuyor ama tam olarak ne olduğunu her zaman bilmiyor. Önce en temel yerden başlayalım: İtiraz dilekçesi nedir?

Av. Mesude Ertürk:
İtiraz dilekçesi, en basit anlatımıyla, verilmiş bir karara karşı, bir üst veya yetkili başka bir merciden yeniden değerlendirme talep ettiğiniz yazılı başvurudur.
Ceza yargılaması açısından baktığımızda; özellikle

Sulh ceza hâkimliği kararlarına,
Gözaltı, tutuklama, adli kontrol gibi koruma tedbirlerine,
Disiplin veya idari nitelikte bazı kararlara
karşı başvurulan, hızlı ve pratik bir kanun yoludur.
Her karara karşı “itiraz” mümkün değil; bazı kararlar için istinaf, bazıları için sadece temyiz öngörülmüştür. Bu yüzden, hangi karar için hangi kanun yoluna gidileceğini mutlaka ilgili kanun maddelerine bakarak ya da bir avukata danışarak belirlemek gerekir.


İtiraz dilekçesinde süreler neden bu kadar önemli?

Soru:
İtiraz dilekçesi denildiğinde, neredeyse her hukukçudan ilk duyduğumuz cümle “sürelere çok dikkat edin” oluyor. Neden bu kadar kritik?

Av. Mesude Ertürk:
Çünkü itiraz, “süreli bir hak”tır. Kanunlarda, itiraz için çoğu zaman 7 günlük veya özel hallerde daha kısa–daha uzun süreler öngörülür. Bu süreler içinde dilekçenizi yetkili mercie ulaştırmazsanız, kural olarak dosya “süre yönünden reddedilir”. Yani kararın içeriği hiç incelenmez.

Vatandaşlar çoğu zaman;

“Tebligat bana geç geldi”,
“Dosyanın sonucunu e-devlette geç gördüm”,
“Sözlü olarak söyledim, dilekçe vermeme gerek yok sandım”
gibi gerekçelerle süreyi kaçırabiliyor. Oysa itiraz süresi, çoğu zaman kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu yüzden, bir karar aldığınız an tarihi not etmek, mümkünse aynı gün bir avukatla görüşmek, en sağlıklı yoldur.


İtiraz dilekçesi nasıl yazılmalı, hangi başlıklar mutlaka bulunmalı?

Soru:
“İtiraz dilekçesi nasıl yazılır?” sorusu Google’da da en çok aranan hukuk terimlerinden biri. Siz bir itiraz dilekçesinde hangi bölümlerin mutlaka bulunması gerektiğini nasıl özetlersiniz?

Av. Mesude Ertürk:
Standart bir ceza itiraz dilekçesinde, sade ve net bir yapı tercih edilmelidir. Genel olarak şu başlıkları öneriyorum:

Başlık (Mahkeme / Merci Adı)

Örneğin: “Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğine”
Kararı veren merci yanlış yazılırsa, dilekçe yanlış yerde bekleyebilir ya da süre kaybına yol açabilir.
Taraf Bilgileri

İtiraz eden kişinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, adresi
Varsa avukatın adı, baro sicil numarası ve adresi.
Kararın Bilgileri

Hangi mahkemenin, hangi tarih ve sayılı kararı olduğunun açıkça yazılması:
“... Sulh Ceza Hâkimliği’nin 2025/123 D. İş sayılı, 15.11.2025 tarihli kararı…”
Kısa Olay Özeti

Kararın hangi olaya ilişkin verildiğini, tutanak hikâyesine boğmadan, birkaç paragrafla anlatmak gerekir.
İtiraz Sebepleri (Hukuki Gerekçeler)

Kararın hangi yönlerden hukuka aykırı olduğunu madde madde yazmak çok önemli.
Somut örnekler, çelişkiler, delil yetersizliği, hukuka aykırı elde edilen deliller gibi hususlar burada gösterilir.
Sonuç ve Talep

“Yukarıda arz edilen nedenlerle, ... tarih ve ... sayılı karara itiraz ediyoruz; kararın kaldırılmasını / düzeltilmesini talep ederiz” şeklinde net bir talep cümlesiyle bitirmek gerekir.
Ekler

Varsa delil niteliğindeki belgeler, önceki dilekçeler, raporlar ekler kısmında belirtilir.
Şunu da ekleyeyim: Dilekçede duygu yüklü ifadeler, hakaret içeren cümleler, “adalet istiyoruz” gibi sloganvari başlıklar hukuki açıdan hiçbir işe yaramaz; aksine, ciddiyeti zedeler.


Vatandaşların itiraz dilekçesi yazarken en sık yaptığı hatalar neler?

Soru:
Pratikte hangi hatalarla en çok karşılaşıyorsunuz?

Av. Mesude Ertürk:
Üç başlıkta toplayabilirim:

Yanlış Merciye Başvuru:

Kararı veren makama değil, tamamen ilgisiz bir mahkemeye veya savcılığa dilekçe verilmesi.
Bu hatada çoğu zaman süre kaybı yaşanıyor.
Sadece “Memnun Değilim, İtiraz Ediyorum” Demek:

Kararın neden yanlış olduğuna dair hiç hukuki gerekçe sunulmuyor.
Oysa hâkim, “neye, ne sebeple itiraz ettiğinizi” açıkça bilmek zorunda.
Sürelerin Kaçırılması:

Tebliği almadan önce internette kararın çıkmasını bekleme, posta beklerken günlerin geçmesi veya “nasıl olsa uzar” düşüncesiyle hareket etme.
Bir de şu var: Bazı kişiler hazır şablon dilekçeleri kullanıyor. O şablon, sizin somut olayınıza uymuyorsa, yanlış maddelere dayanılıyor, yanlış merciler yazılıyor. Bu durumda da dilekçe gerçekten “itiraz dilekçesi” işlevini yerine getiremiyor.


İtiraz dilekçesi için avukat tutmak zorunlu mu?

Soru:
Vatandaşların sık sorduğu başka bir soru: İtiraz dilekçesini illaki bir avukat mı hazırlamalı?

Av. Mesude Ertürk:
Hayır, kanunen zorunlu değil. Kişiler, kendi adlarına bizzat itiraz dilekçesi verebilirler. Ancak şunu unutmamak gerekiyor:
İtiraz çoğu zaman sonradan geri dönülmesi zor olan kritik kararlar için kullanılıyor; örneğin tutuklama, adli kontrol, tedbir niteliğindeki kararlar gibi.

Bu nedenle, hiç imkân yoksa kişi kendisi dilekçe verebilir ama özellikle özgürlüğü, mesleği, sabıka durumu, ekonomik geleceği riske giriyorsa, en azından bir defa bir avukatla görüşmesini tavsiye ederim. Bazen 10–15 dakikalık profesyonel bir değerlendirme, sonrasında geri dönülemeyecek hataların önüne geçebiliyor.


Pratik bir tavsiye: İtiraz süresi başlarken ilk yapılması gereken üç şey nedir?

Soru:
Diyelim ki bir karar tebliğ edildi ve kişi itiraz etmek istiyor. İlk 24 saat içinde yapılmasını önereceğiniz üç temel adım nedir?

Av. Mesude Ertürk:

Karar Metnini Tam ve Eksiksiz Alın:

Kararın tüm sayfalarını fotokopi veya dijital olarak saklayın. Sadece “sonuç” kısmını değil, gerekçeyi de okuyun.
Tebliğ Tarihini Not Edin:

Tebligat zarfını, SMS’yi veya e-tebligat ekran görüntüsünü saklayın. Süreniz bu tarihten başlıyor.
Hızlı Bir Hukuki Değerlendirme Yapın:

Mümkünse bir avukatla görüşün; mümkün değilse, ilgili kanun maddelerini ve önceki belgelerinizi yan yana koyun.
“Bu karara karşı itiraz mı, istinaf mı, temyiz mi?” sorusunun cevabını netleştirin.
Bu üç adım, hem sürenizi verimli kullanmanızı sağlar hem de hazırlayacağınız itiraz dilekçesinin sağlam bir temel üzerine oturmasına yardımcı olur.


“Hak arama, dilekçenin kalitesinden başlar”

Soru:
Son olarak, “itiraz dilekçesi” hazırlayacak kişilere ne söylemek istersiniz?

Av. Mesude Ertürk:

Şunu unutmamak gerekir: Hak arama özgürlüğü, dilekçenin kalitesinden başlar.
İtiraz dilekçesi, hâkimin kararı tekrar gözden geçirmesini sağlayan en önemli araçtır. Ne kadar açık, somut, hukuka dayalı ve zamanında hazırlanırsa, adil bir sonuca ulaşma ihtimali o kadar artar. “Nasıl olsa bir şey değişmez” düşüncesiyle hareket etmek yerine, süreci ciddiye almak ve profesyonel destek almaktan çekinmemek gerekiyor.