Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de gerçekleştirilen “Yeni Yol Grup” toplantısında, ramazan ayı kapsamında düzenledikleri “Adalet Sofraları” programından bahsetti. Arıkan, “Bu sene sofralarımıza ‘Adalet Sofraları’ adını verdik. Bu sofralarda kimlikler önemsiz, insanlık önemli; diğergamlık ve muhabbet var dedik. Fakat bazıları bu sofraları yanlış anladı. Sorun sofranın kendisi değil, temsil ettiği değerlerdi. Burada sadece iftar yapmıyoruz; yıllardır özlemi çekilen toplumsal barışı ve gerçek kardeşliği pekiştirmeye çalışıyoruz” dedi.

Emekliler ve Adalet Vurgusu

Ekonomik koşullar nedeniyle emeklilerin ağır mağduriyet yaşadığını belirten Arıkan, “Dün iftarda bir kez daha gördük ki, milyonlarca emekli için sadece geçim sıkıntısı değil; en önemli sorun ‘değer görmeme duygusu’. İnsan zorluklara dayanabilir ama değersizlik hissine asla dayanamaz. Bir kez daha söylüyorum; bu mesele zam meselesi değil, adalet meselesidir” ifadesini kullandı.

Emekli Bayram İkramiyesi Hakkında Talepler

Ramazan Bayramı öncesinde emekli ikramiyesi beklentilerine dikkat çeken Arıkan, “Emekli bayram ikramiyesi, her bayramda en az bir maaş olmalıdır. Daha düşük rakamlar ikramiye sayılmaz. Bu insanlar yıllarca ülkenin yükünü taşıdı; devletin şimdi onların yükünü en azından bir maaş ikramiye ile hafifletmesi gerekir. Bu bir lütuf değil, haktır” dedi.

Bütçe ve Kaynak Tartışmaları

Kaynak tartışmalarına da değinen Arıkan, bütçede ceza ve borçlanma kalemlerine işaret ederek şunları söyledi: “Sakın bize kaynak yok demeyin. Türkiye’de tüm emeklilere bir maaş ikramiye vermenin maliyeti yaklaşık 390 milyar TL. Ocak ayında kesilen ceza bunun iki katından fazla, aynı dönemde alınan borç bunun yaklaşık iki katı. Şimdi sormamız gerekiyor: Bu milletin parası nereye gidiyor?”

Milli Birlik ve Kardeşlik Komisyonu Raporu

Arıkan, “Milli Birlik ve Kardeşlik Komisyonu” raporuna ilişkin değerlendirmesinde ise, “Çözüm sadece bir deklarasyon değil, aynı zamanda yöntem ve dildir. Kullanılan dil kuşatıcı olmadığında toplumsal barış umudu gerçekleşemez. Daha birleştirici, sağduyulu ve topluma umut veren bir dili güçlendirmeliyiz” dedi.